SöZüN TüKEndiĞi YaMaç ...


12.1.2008 - Fikirdaşlarım -Necmiye Alpay

Çocuğa ilişkin bilincin aciliyeti

yazar adi

NECMİYE ALPAY

Kültür Sanat / 27/11/2008

Gencecik bir kadın, bir bayram günü evin salonunda çepeçevre oturan bir yığın konuğun önünde orta yerde oyuncağıyla meşgul olan küçük kızı elini çamaşırına götürünce sandalyesinden fırlayıp ona iki tokat aşkettiğinde çocuk elbette dehşete kapılacaktır.
O genç kadın, küçük kızının bedenle ilgili konularda kendiliğinden bilgili ve sorumlu davranacağı beklentisi içinde olmalı ki onu böylesine cezalandırabilmektedir.
Binlerce anne, binlerce küçük kıza bu cezalardan verip duruyor ve küçük kızlar durmadan siniyor, tepkisini ya içine atıp biriktiriyor ya da başka biçimlere büründürüyor.
Küçük erkek çocukların yaşadıkları da çok farklı değil; ceza görmemesini, övülmesini ya da gördüğü cezanın saçmalık derecesini kendine göre yorumlayıp en olmayacak biçimlerde içselleştiriyor onlar da. Çocuklar kapalı kapılar ardındaki cinsel yaşam üstüne en olmayacak çıkarsamalarda bulunuyor.
En mahrem davranışlarına kadar belirleyen ve onları hep etkileyecek olan çıkarsamalardır bunlar.
Çocuk konusundaki yerleşik zihniyetin birbirine taban tabana zıt iki ezberi var: Birincisi küçük çocuğu zihinsiz ve belleksiz bir varlık gibi gören ezber (“çocuktur, anlamaz”); ikincisi ise aynı varlığı, cinsel konularda doğuştan bilgiliymiş gibi gören ezber, tıpkı yukarıdaki genç anne ile küçük kızı örneğindeki gibi.
Bu ikili zıtlık her gün, her an, binlerce kez, durmadan yaşantılanıyor: Çocuğu eşyayla ve -sevilme derecesine göre- kuzu, koyun, keçi ya da eşekle özdeşleştirebilen köy kültüründen tutun, çocuğun yanında, oyuna dalmıştır diye, ona ağır gelecek bin bir şey konuşmakta sakınca görmeyen kentli büyüklere, ve her tür istismarın rasyonalize edilmesine kadar.
Zıt etkilerden serseme dönmemek için ya kurnazlaşıyor, ya da parçalanmış bir ruhla büyüyor çocuk. Hangi parçasının ayakta kalacağı belli olmadan.
“Çocuktur anlamaz” zihniyeti tarafından maruz bırakıldığı söz ya da davranışları, bütünüyle kendine özgü biçimlerde olmak üzere, ‘anlıyor’ aslında çocuk. ‘Anladık’larından hem olur olmaz sonuçlar çıkarıyor, hem de ‘anladığı’ için suçluluk duyuyor. Bin bir uyumsuzluk içinde çırpınarak büyüyor. Çoğu kez ömür boyu kurtulamadığı bir etkilenimle.
Ve aynı etkilenimleri arkadan gelen çocuklara da yansıtarak.
Eğitsel alanda cinsellik hanesi hâlâ bu kadar boş bırakılmasa, tecavüz ve diğer ruhsal ve fiziksel şiddet türleriyle ilintili sorunlar birazcık da olsa aydınlanmaz mı? Cinsellik tabusundan ve yukarıdaki zıtlıktan paçasını bütünüyle kurtarabilmiş bir tek toplum yok. Bir yandan ticari-pornografik yanıyla kışkırtılırken diğer yandan hiç yok sayılıyor cinsellik. Her kademeden ve meslekten ‘erişkin’ler olarak aczimizi kabul etmenin zamanı gelmedi mi?
Çocuk daha ilk adımlarını atarken bir yolu bulunup devreye alınması gereken çok temel ilkeler: 1) Kadınlar, sahibi oluna bilen birer nesne değil, erkeklerle eşit, bağımsız kişilik sahibi bireylerdir; 2) Çocuklar özel bir korumayla sahip çıkılacak varlıklardır;
3) Cinsel ilişki bir erişkin edimidir ve karşılıklı rızaya dayalıdır.
Bunların en acil eğitim ihtiyaçları arasında olduğu, son günlerin haberlerinden, ilgili makamların içler acısı tavırlarından vb bir kez daha ortaya çıktı. Biri çıkıp, benim LGBTT başlıklı yazımla ilgili yorumunda, “ Yönelimdir diye çocuklarla ilişkileri de mi normal kabul edeceğiz?” diye sorabildi örneğin.
Böyle bir soruyu sorabilmeniz için, cinsel ilişkinin bir erişkin edimi olduğu, çocuklara yönelik her tür cinsel davranışın istismar sayılacağı ve bunun hiçbir istisnasının olmadığı ilkesinden bütün bütüne habersiz olmanız gerekir.
Dilimizde “zorla tecavüz” gibi bir arızaya rastlanabildiğini düşünürsek, böyle habersizliklere çok da şaşmamak gerekiyor belki. “Zorla tecavüz” diyebilen bir zihin, bilinçdışında, her cinsel ilişkiyi bir tecavüz olarak görüyor demektir.
Son olayların ve tartışmaların bir iyi yanı olduysa, bu konudaki hal-i pürmelali-mizin ortaya dökülmesi olmuştur.
Bir kez daha: Çocuklara yönelik her tür cinsel davranış istismardır ve bunun hiçbir istisnası yoktur; çocuğun razı, hatta ısrarcı göründüğü durumlarda bile. Çünkü bu rızayı tartabilecek erginlikte değildir çocuk; tıpkı belirli yaşlarda yalnız başına yolda yürüyemediği ya da yemek yiyemediği gibi, belirli bir yaşa kadar da cinsellik konusunda karar veremez.
Buna karşılık, karar vermemesi gerektiği dahil, pek çok şeyi öğrenebilir. Öğrenmesine nasıl yardımcı olunacağının yolunu yordamını bulmak eğitbilimcilerin işi. Biz diğer erişkinlere de, kendi kendimizi eğitmek düşüyor.

Yorum yaz!

2008-12-02 13:57:03 - gaykedi

Yazan gaykedi
dilimizde ki "zorla tecavüz" tanımlaması ne kadar doğru, bununla ilgili bir post girmek istiyorum bende...
Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

B. ŞaFAk dUgaN

Tüm insanların EŞİT olduğu, özgürlüklerin yokedilmediği, düşüncenin ve üretmenin yasaklanmadığı, FARKLI olana önyargıyla yaklaşılmayan, her tür ayrımcılığın ortadan kalktığı , sevgi ve barış dolu bir yaşamı kurmak hepimizin elinde....
Tüm insanların EŞİT olduğu, özgürlüklerin yokedilmediği, düşüncenin ve üretmenin yasaklanmadığı, FARKLI olana önyargıyla yaklaşılmayan, her tür ayrımcılığın ortadan kalktığı , sevgi ve barış dolu bir yaşamı kurmak hepimizin elinde....

...................................

...................................

...................................

HRANT'I UnuTMaDIk!

İzleyin

..............  

...................................

SiSTeMi DöNüŞTürMek İsTİyORsANIz BuLAşıN!

Uluslararası AF ÖRGÜTÜ
BİANET:Bağımsız İletişim Ağı
RADİKAL Gazetesi
EVRENSEL Gazetesi
BİRGÜN GAZETESİ
SES ONLINE
KADIN Mühendisler Platformu
KADIN MÜHENDİSLER e-bülten
Kadın Mühendisler GRUBU
EĞİTİM-SEN
DİSK
KESK
İnsan Hakları Derneği
MAZLUMDER
İnsan Hakları Ortak Platformu
Düşünce Suçuna Karşı Girişim
HERKES EŞİT ve FARKLI
Helsinki Yurttaşlar Derneği
Savaş Karşıtları
Vicdani Ret Platformu
Anarşist Bakış
Bizim Hrant
HRANT ve BİZ
Bireysel Silahsızlanma
Tecrit ve Ölüm Orucu
Haklar ve Özgürlükler Cephesi
TAYAD
Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu
ÖZGÜR ÜNİVERSİTE
NESİN VAKFI
Türk Eğitim Vakfı
Kadının İnsan Hakları
AMARGİ
KAZETE
Uçan Süpürge
KA-MER
KA-DER
Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı
MOR ÇATI
FilmMOR Kadın Kooperatifi
Sivil Toplum Geliştirme Merkezi
Kaos GL
Lambda İstanbul
GÜNDEM ÇOCUK
Çocuk Hakları Koalisyonu
Engelsiz Erişim
Engelliler
Türkiye Engelliler Vakfı
Bedensel Engellilerle Dayanışma Derneği
Kayıp Aranıyor
GAZETECİLER SENDİKASI
ORTAK ADAY
BASKIN ORAN
UFUK ARAS
HALUK GERGER-UZAKLAR
TKİP
Türkiye Komünist Partisi
EMEK PARTİSİ
Özgürlük ve Dayanışma Partisi
Demokratik Toplum Partisi
KIZIL
Kurtuluş Cephesi
ATILIM
AÇIK RADYO
MAVİ DEFTER
ZMAG
Özgürlükçü Sol
Birlikte düşünelim
Felsefe LOGOS
HALKEvleri
TMMOB
NOKTA
ÖZGÜR GÜNDEM
KARAKUTU
TEMA
KÜRESEL ISINMA
IstanBloggers

...................................

VaKtiNiZ vArSa GöZ AtıN! PişMaN OLmAzsıNıZ..

DEVIANTART
İstanbul OYUNCAK MÜZESİ
BANU TAYLAN'ın DUKKANI
İstanbul Sokak Stili
Altı Üstü Tasarım
DUGAN BİLGİSAYAR
EKŞİ SÖZLÜK
OKUYAN US YAYINEVİ
ZİBARU
Çarpım Tablosu
Jazzetta
Endişeli Peri
Selim Tuncer
Düşler ve Erdemler
Derin Sular
Budalaca
Fikir Atolyesi
GAYKEDİ
BenHayattayken
Günlerin Tortusu
İLK 5
Mor Koyun
SİYAH KAHVE
DEVIANTART Şafak
EKİN SU DUGAN
FOTOKRİTİK Yash Skip
7.SANAT
Altın ÖRÜMCEK
JIKLET
Pino’nun Yeri
Sesli Kitap Gönüllüleri
Deli Fikir
Dino-Dream
Oyun Kurdu
Paternika
Grapp-inn
aKampus
theDOG
Kedim ve Ben
Blog Böceği
RAKI SEVER
Devletşah
EV CİNİ
ÇAY SAATİ
Portakal Ağacı
• • • • • • • •• • • • • • • • • • • •• • • •

 

Kampanya banner 2 

[0xd310059e470a85c1c0a80a2f.jpg]

...................................

İşçi ve Bahar Bayramı:1/Mayıs

Dünya Engelliler Haftası:10-15/Mayıs

Dünya Barış Günü:1/Eylül

Çocuk Hakları Günü: 20/Kasım

Çocuk İşçiliğine Karşı Dünya Günü:12.Haziran

Basın Özgürlüğü Günü: 3 Mayıs

Organ Bağışı Haftası :03-09.Kasım

Dünya Hayvanları Koruma Günü:4/ Ekim

İnsan Hakları Haftası:7-13/Aralık

Dünya İnsan Hakları Günü:10/ Aralık

Dünya Kadınlar Günü:8 /Mart

Dünya Çevre Günü: 5/ Haziran

Gözaltında Kayıplar Haftası:17-31/Mayıs