SöZüN TüKEndiĞi YaMaç ...


3.16.2009 - Fikirdaşlarım - Yıldırım Türker 26
Utanıyorum ben:
Yıldırım Türker'in yazısını okuduktan sonra yine içime sızı düştü.. biz nasıl insanlarız.. insanlıktan çıkmış .. adına yaşamak denirse yaşıyoruz.. omuzlarımızda nice utançların yükü..


Kendi Çocuklarınızdan Utanın!

16.03.2009
Yıldırım Türker

Çocuk bayramlarında büyük taklidi yapmak zorunda bırakılan çocukların ülkesi.
Bir an evvel büyüsünler, saflara katılsınlar, sürüden sayılsınlar diye bin bir işkenceden geçen bebeklere emanet edilmiş Cumhuriyet.
Dayakla, soğukla, açlıkla, yoksunlukla büyüyen çocukların tuttuğu gelecek aynasında görünen nedir?
Başbakan, ikide bir kaptığı çocuklarla poz veren, çocuk sever lider kisvesi altında meydanlarda oy meddahlığına soyunmuş. Biz zatıalilerinin ‘çocuk, kadın demeyeceğiz’ tehditlerini iyi hatırlarız.
Şimdi yüzlerce çocuk hapisanelerde, terör örgütü militanı olarak yargılanıp hüküm giyiyor.
Bunun ardında, 2006’da Terörle Mücadele Kanunu’nda (TMK) yapılan değişiklik yatıyor. TMK’de Haziran 2006’da yapılan değişiklikler sırasında, 15 yaşından büyük çocuklara yönelik kanun kapsamına giren suçlarla ilgili davaların da bu mahkemelerde görüleceği hükmü eklendi. Yine TMK’nin 13. maddesinde yapılan değişiklikle, 15 yaşından büyük çocuklar için “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez; verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez” hale geldi. Böylece TMK ve CMK 15 yaşından büyük çocukları ‘çocuk’ olarak kabul etmezken, onların da yetişkinlerle aynı hükümler çerçevesinde yargılanmasının ve cezalandırılmasının önünü açtı.
 O günden bu yana farklı illerde eylemlere katıldıkları iddiasıyla yüzlerce çocuk hakkında ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla davalar açıldı.
Bu yıl da 15 Şubat öncesi sonrasında PKK lideri Abdullah Öcalan’la ilgili gösterilerde 100’den fazla çocuk gözaltına alındı. TMY ve TCK’deki terör suçlarından 2006 ve 2007’de 1 572 çocuk hakkında dava açıldı; 92’si Diyarbakır’da 174 çocuk mahkûm oldu.
Burada bir soluk alıp size Azad bebeği hatırlatmak istiyorum.
 Biz onu çoktan unutmuştuk. O, vahşetlerden bir vahşet olarak solup gitmişti, belleğimizin gerçekle kurgu arasındaki o alacakaranlık bölgesinde. Okumuş olduğumuz abartılı bir sosyal gerçekçi öykü müydü; film desen bu kadarı olmaz.
Yok, hani eski hamasi filmlerimizden; ‘gavur askeri Türk köyünü işgal eder’ sahnelerinden biri olabilirdi pekâlâ. 
İlk olarak 1998 yılının nisan ayında tanışmıştık A. ile. Gözaltında anasıyla birlikte işkenceye maruz kaldığında 1,5 (bir buçuk) yaşındaydı. Annesi E.T. ile birlikte 96 Aralık ayında gözaltına alınmış, Terörle Mücadele Şubesi’nde 11 gün kalmıştı. ‘Örgüt üyeliği ve örgüte taban kazandırmak’ suçlarından idamla yargılandığı davada anası Türkçe bilmediği için Kürtçe tercüman aracılığıyla orada başlarına geleni anlatmıştı. Oğlunun elinde sigara söndürüldüğünü, tekmelendiğini, kendisiyle birlikte cinsel tacize uğradığını iddia ediyordu. İstanbul Tabip Odası, A.T.’yi muayene etmiş, işkence belgelenmişti. “Sinirlilik, polis gördüğünde ağlama, uykusundan korkarak uyanma, idrar ve dışkı kontrolünü kaybetme, yanında sigara içildiğinde ağlama ve ortamı terk etmek isteme” bulgularının yanı sıra raporda yazan şuydu: “Sol eldeki izlerin çocuğun elinde uygulandığı iddia edilen sigara söndürme eylemiyle uyumlu olduğu, çocuğun sıkıntı bozukluğu da dahil tespit edilen ruhsal bozukluk halinin işkenceden sonra meydana gelmesi tıbbi bilgi ve mantığa uygundur”. Azad bebek, ‘polisler cız yaptı’ diyordu.
 Sonuçta işkence yaptığı iddia edilen polislere dava açılmadı!
 A.T., gördüğü işkenceden 2,5 ay sonra yuvaya gönderilmiş ve orada hiç konuşmamıştı. Daha sonra da sinirli, huzursuz bir çocuk oldu. Bazen cezaevinde anasıyla kalıyordu. Kekeliyor, sürekli ağlıyordu. İstanbul’da teyzesiyle kalan A.T., psikolojik tedavi gördü. Biraz toparlandı. Ama anasına hasretti. Nüfus cüzdanı olmadığı için okula kaydı çok güç oldu. Anasına mektup yazabilmek için okuma yazmayı bir çırpıda öğrendi. Ne var ki okulda arkadaşları ona ‘annesi katil’ diye sesleniyor, canını yakıyorlardı. Öğretmeninin ilgisiyle ayakta durabildi, kekemeliğinden kurtuldu. Ama uzun süre anasını ziyarete gidemedi. Çünkü ne anasının ne de kendisinin nüfus cüzdanı vardı. Onlar kayda düşmemiş canları bu memleketin.
Henüz bir buçuk yaşındayken tekmelenen, yumuk elleri sigarayla dağlanan o Kürt çocuğu şimdi 12 yaşında. Nasıl bir dünya algısına sahiptir dersiniz?  Geleceği üzerine nasıl hayaller büyütüyordur?
90 sonrası olağanüstü yoğunlukta göç alan  Diyarbakır’ın sokaklarında, köylerinden koparılmış 10 bini aşkın yoksul çocuk üç beş kuruş para kazanıp evine ekmek götürebilmek için gece gündüz dolaşıyor. Onlar, kavruk savaş artıkları. Hiçbir zaferin, hiçbir barışın gölgesi düşmemiş üstlerine. Çöp karıştırıyor ve hayal kuruyorlar. Dünyanın bütün kıyılarındaki bütün savaşların sonunda şehirlerin, metropollerin hiçbir şey olmamış gibi ayakta duran vitrinlerinin hemen berisinde çöp karıştırıp hayal kuran çocuklar olmuştur. Üstelik savaş sürüyor, kan dinmek bilmiyor.
Anaları, babaları ile birlikte işkenceye alınmış, bebektir-çocuktur demeden ağır dayaklarla, sonsuz aşağılamalarla tımar edilmiş o çocuklar, Kürt oldukları için, savaşın tarafı ilan edildiler. Polislere taş atan çocuklar derdest edilip zindanlara yerleştiriliyor.
Kürt sorununu böyle çözebileceğine inanıyor hâlâ askeriyle siviliyle muktedir zevat.
Çocuklardan 20 yıl hapis cezasıyla yargılananlar var.
Birkaç yıl önce Diyarbakır’da sokaklarda gördüğümüz kâğıt mendil satan, ayakkabı boyayan çocukların fotografları ve yazdıklarından oluşan bir kitap yayımlanmıştı: ‘Düşler ve Sokaklar’ adında. Oradaki çocuklardan birinin yazdıklarını hiç unutmuyorum.
9 yaşındaki 3. sınıf öğrencisi, ayakkabı boyacısı A.G.’nin yazdıklarını. Onun yorgunluğu, hayatımızın cehennemini resmediyordu: “Ben cennete gitmek istiyorum. Orada kuşlar, kelebekler, güzel renkli çiçekler mis gibi kokuyor. Orada elma, portakal, muz, kivi, her türlü meyve yemek istiyorum. Benim bisikletim olmasını istiyorum. Güzel masallar okumak isterim....ve boyacılık işini artık hiç yapmak istemiyorum. Oturup dinlenmek istiyorum. Orada güzelcene yatıp uyumak istiyorum. Kitaplar okumak istiyorum. Okulumu bitirirsem doktor olmak istiyorum. Hastaları iyi yapmak istiyorum. Dışarıda kar yağıyor üşüyorum”
A.G., belki şimdi hapistedir. En azından boyacılıktan kurtulmuş, değil mi?
Yegâne umudunu cennete havale etmiş olan çocukların diyarında yaşamaktan mutlu musunuz, ey sevgili vatandaş, gururlu Türk?
Kürt çocuklarının çocuklukları resmi kabul görmüyor.
Onlara savaş esiri muamelesi daha uygun. Guantanamo’da olduğu gibi. Irak’ta olduğu gibi.
Taş attıkları için, slogan bağırdıkları için devletin şefkatli kollarında, hapisanelerde büyümeleri sağlanacak. Yıllar sonra çıktıklarında ıslah olmuş, devlete millete yararlı birer birey olacaklardır mutlaka.
Çocuk hakları konusunda umursamaz; suça yöneltilen çocukları özgürlüğünden mahrum bırakma dışında bir çare düşünemeyen Otoritenin bendeleri olarak utanmıyor musunuz?
Çocuklarınızın başını nasıl okşuyor, enselerini nasıl kokluyorsunuz?
Kendi çocuklarınızdan da mı utanmıyorsunuz?
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

B. ŞaFAk dUgaN

Tüm insanların EŞİT olduğu, özgürlüklerin yokedilmediği, düşüncenin ve üretmenin yasaklanmadığı, FARKLI olana önyargıyla yaklaşılmayan, her tür ayrımcılığın ortadan kalktığı , sevgi ve barış dolu bir yaşamı kurmak hepimizin elinde....
Tüm insanların EŞİT olduğu, özgürlüklerin yokedilmediği, düşüncenin ve üretmenin yasaklanmadığı, FARKLI olana önyargıyla yaklaşılmayan, her tür ayrımcılığın ortadan kalktığı , sevgi ve barış dolu bir yaşamı kurmak hepimizin elinde....

...................................

...................................

...................................

HRANT'I UnuTMaDIk!

İzleyin

..............  

...................................

SiSTeMi DöNüŞTürMek İsTİyORsANIz BuLAşıN!

Uluslararası AF ÖRGÜTÜ
BİANET:Bağımsız İletişim Ağı
RADİKAL Gazetesi
EVRENSEL Gazetesi
BİRGÜN GAZETESİ
SES ONLINE
KADIN Mühendisler Platformu
KADIN MÜHENDİSLER e-bülten
Kadın Mühendisler GRUBU
EĞİTİM-SEN
DİSK
KESK
İnsan Hakları Derneği
MAZLUMDER
İnsan Hakları Ortak Platformu
Düşünce Suçuna Karşı Girişim
HERKES EŞİT ve FARKLI
Helsinki Yurttaşlar Derneği
Savaş Karşıtları
Vicdani Ret Platformu
Anarşist Bakış
Bizim Hrant
HRANT ve BİZ
Bireysel Silahsızlanma
Tecrit ve Ölüm Orucu
Haklar ve Özgürlükler Cephesi
TAYAD
Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu
ÖZGÜR ÜNİVERSİTE
NESİN VAKFI
Türk Eğitim Vakfı
Kadının İnsan Hakları
AMARGİ
KAZETE
Uçan Süpürge
KA-MER
KA-DER
Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı
MOR ÇATI
FilmMOR Kadın Kooperatifi
Sivil Toplum Geliştirme Merkezi
Kaos GL
Lambda İstanbul
GÜNDEM ÇOCUK
Çocuk Hakları Koalisyonu
Engelsiz Erişim
Engelliler
Türkiye Engelliler Vakfı
Bedensel Engellilerle Dayanışma Derneği
Kayıp Aranıyor
GAZETECİLER SENDİKASI
ORTAK ADAY
BASKIN ORAN
UFUK ARAS
HALUK GERGER-UZAKLAR
TKİP
Türkiye Komünist Partisi
EMEK PARTİSİ
Özgürlük ve Dayanışma Partisi
Demokratik Toplum Partisi
KIZIL
Kurtuluş Cephesi
ATILIM
AÇIK RADYO
MAVİ DEFTER
ZMAG
Özgürlükçü Sol
Birlikte düşünelim
Felsefe LOGOS
HALKEvleri
TMMOB
NOKTA
ÖZGÜR GÜNDEM
KARAKUTU
TEMA
KÜRESEL ISINMA
IstanBloggers

...................................

VaKtiNiZ vArSa GöZ AtıN! PişMaN OLmAzsıNıZ..

DEVIANTART
İstanbul OYUNCAK MÜZESİ
BANU TAYLAN'ın DUKKANI
İstanbul Sokak Stili
Altı Üstü Tasarım
DUGAN BİLGİSAYAR
EKŞİ SÖZLÜK
OKUYAN US YAYINEVİ
ZİBARU
Çarpım Tablosu
Jazzetta
Endişeli Peri
Selim Tuncer
Düşler ve Erdemler
Derin Sular
Budalaca
Fikir Atolyesi
GAYKEDİ
BenHayattayken
Günlerin Tortusu
İLK 5
Mor Koyun
SİYAH KAHVE
DEVIANTART Şafak
EKİN SU DUGAN
FOTOKRİTİK Yash Skip
7.SANAT
Altın ÖRÜMCEK
JIKLET
Pino’nun Yeri
Sesli Kitap Gönüllüleri
Deli Fikir
Dino-Dream
Oyun Kurdu
Paternika
Grapp-inn
aKampus
theDOG
Kedim ve Ben
Blog Böceği
RAKI SEVER
Devletşah
EV CİNİ
ÇAY SAATİ
Portakal Ağacı
• • • • • • • •• • • • • • • • • • • •• • • •

 

Kampanya banner 2 

[0xd310059e470a85c1c0a80a2f.jpg]

...................................

İşçi ve Bahar Bayramı:1/Mayıs

Dünya Engelliler Haftası:10-15/Mayıs

Dünya Barış Günü:1/Eylül

Çocuk Hakları Günü: 20/Kasım

Çocuk İşçiliğine Karşı Dünya Günü:12.Haziran

Basın Özgürlüğü Günü: 3 Mayıs

Organ Bağışı Haftası :03-09.Kasım

Dünya Hayvanları Koruma Günü:4/ Ekim

İnsan Hakları Haftası:7-13/Aralık

Dünya İnsan Hakları Günü:10/ Aralık

Dünya Kadınlar Günü:8 /Mart

Dünya Çevre Günü: 5/ Haziran

Gözaltında Kayıplar Haftası:17-31/Mayıs